ŞENSOYHukuk Bürosu
TREN
Tüm yazılar
İcra ve İflas Hukuku · 6 dk okuma

Konkordato nedir? Başvurudan tasdike adım adım süreç

Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir borçlunun, mahkeme denetiminde alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan bir hukuki yoldur. Amaç, işletmenin faaliyetini sürdürmesini ve alacaklıların iflas tasfiyesinde alabileceklerinden daha fazlasını almasını sağlamaktır. Konkordato, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Konkordato bir borç affı değildir. Borçlu, gerçekçi bir ödeme planı ortaya koymak, bu planı alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğuna kabul ettirmek ve mahkemenin onayını almak zorundadır. Süreç boyunca işletme, mahkemenin atadığı komiserin gözetiminde faaliyetine devam eder.

Konkordato türleri

  • Adi konkordato: Uygulamada en sık karşılaşılan türdür. Borçlu, alacaklılarına borcun belirli bir oranda indirilmesini, vadelere yayılmasını ya da her ikisini birlikte önerir.
  • İflastan sonra konkordato: İflas etmiş bir borçlunun, iflas tasfiyesi devam ederken alacaklılarına konkordato teklif etmesidir; tasdik edilirse iflas kaldırılır.
  • Rehinli alacaklılarla konkordato: Taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış alacakların faiz ve vadelerinin, belirli şartlarla yeniden düzenlenmesine imkân tanır.
  • Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması: Borçlunun alacaklılarıyla müzakere ederek hazırladığı yapılandırma anlaşmasının mahkemece onaylanmasına dayanan, konkordatoya yakın bir yoldur.

Kimler başvurabilir?

Konkordato talebinde, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu bulunabilir. İflasa tabi olan tacirler ve şirketler yanında, iflasa tabi olmayan borçlular da bu yola başvurabilir. Ayrıca borçlunun iflasını isteyebilecek durumda olan bir alacaklı da borçlu hakkında konkordato talep edebilir.

Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Başvuruda istenen belgeler

Konkordato talebi ciddi bir hazırlık gerektirir. Borçlunun başvuru dilekçesine kanunda sayılan belgeleri eklemesi gerekir. Başlıcaları şunlardır:

  • Borçlunun ödeme kabiliyetini ve projenin nasıl finanse edileceğini gösteren konkordato ön projesi,
  • Varlıkları, borçları, gelir ve giderleri gösteren güncel finansal tablolar ve mali durumu ortaya koyan belgeler,
  • Alacaklıların ve alacak tutarlarının, rehin ve imtiyaz durumlarıyla birlikte gösterildiği liste,
  • Konkordatonun başarıya ulaşma ihtimaline ilişkin, bağımsız denetim kuruluşundan alınmış makul güvence raporu,
  • Mahkemece belirlenecek gider avansı.

Belgelerin eksik ya da birbiriyle çelişkili olması, talebin daha ilk aşamada reddedilmesine yol açabilir. Mali kayıtların tutarlılığı, sürecin tamamı boyunca mahkeme ve komiser tarafından titizlikle incelenir.

Geçici mühlet

Mahkeme, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ederse borçluya derhâl üç aylık geçici mühlet verir ve bir geçici komiser atar. Gerekli hâllerde geçici mühlet iki ay daha uzatılabilir; böylece geçici mühlet toplamda beş ayı aşamaz. Geçici mühlet kararı ilan edilir ve alacaklılar alacaklarını bildirmeye davet edilir.

Bu dönemde komiser, borçlunun işletmesini ve mali durumunu inceler; konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini değerlendiren bir rapor hazırlayarak mahkemeye sunar.

Kesin mühlet ve alacaklılar kurulu

Geçici mühlet içinde yapılan inceleme sonunda konkordatonun başarıya ulaşması muhtemel görülürse mahkeme bir yıllık kesin mühlet verir. İşin özelliğine göre kesin mühlet altı ay daha uzatılabilir. Başarı ihtimali görülmezse talep reddedilir; iflasa tabi borçlular bakımından, şartları varsa iflasa karar verilebilir.

Mahkeme gerekli görürse, büyük alacaklı gruplarını temsil edecek şekilde bir alacaklılar kurulu da oluşturabilir. Alacaklılar kurulu komisere danışmanlık eder, süreci izler ve alacaklıların sesinin duyulmasına aracılık eder.

Mühletin borçlu ve alacaklılar bakımından sonuçları

Konkordato sürecinin en önemli etkisi, mühlet süresince borçluya karşı bireysel takiplerin durmasıdır. Başlıca sonuçlar şöyledir:

  • Mühlet içinde borçlu aleyhine, kamu alacakları dâhil olmak üzere yeni icra takibi yapılamaz; daha önce başlamış takipler durur. İşçi alacakları ve nafaka gibi birinci sıradaki imtiyazlı alacaklar bu yasağın istisnasıdır.
  • İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz.
  • Rehinli alacaklılar takip başlatabilir veya sürdürebilir; ancak mühlet süresince muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı kural olarak yapılamaz.
  • Projede aksi öngörülmedikçe, rehinle güvence altına alınmamış alacaklar için faiz işlemesi durur.
  • Takip işlemleriyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler mühlet boyunca işlemez.
  • Borçlu faaliyetine devam eder; ancak taşınmaz satışı, rehin tesisi, kefil olma gibi önemli tasarruflar için mahkemenin izni gerekir.
  • Borçlunun taraf olduğu ve projenin başarısı için önemli olan sözleşmeler, yalnızca konkordato talep edilmiş olması gerekçesiyle karşı tarafça feshedilemez.

Mühlet, borçluya nefes alma imkânı tanırken alacaklıları da süreç sona erene kadar bekletir. Bu nedenle mühlet kararının alacaklılar açısından da dikkatle izlenmesi gerekir.

Komiserin rolü

Komiser, mahkeme adına süreci yürüten ve borçlunun faaliyetlerini denetleyen kişidir. Borçlunun işletmesini gözetir, alacakları inceler, alacaklıların bildirdiği alacaklar hakkında görüş bildirir, oylama sürecini yürütür ve konkordato projesinin tasdiki konusunda mahkemeye ayrıntılı bir rapor sunar. Komiserin raporları, mahkemenin konkordatoyu tasdik edip etmeyeceğini belirleyen en önemli unsurlar arasındadır.

Alacakların bildirilmesi ve oylama

Alacaklılar, ilanda belirtilen süre içinde alacaklarını komisere bildirmelidir. Komiser, bildirilen alacakları borçlunun kayıtlarıyla karşılaştırır ve borçlunun her alacak hakkındaki beyanını alır.

Konkordato projesi alacaklıların oyuna sunulur. Projenin kabul edilmiş sayılması için kanun iki seçenekten birinin gerçekleşmesini arar:

  • Kayıtlı alacaklıların hem sayıca hem de alacak tutarı bakımından yarısını aşan çoğunluğunun projeyi kabul etmesi ya da
  • Kayıtlı alacaklıların sayıca dörtte birini ve alacak tutarı bakımından üçte ikisini aşan çoğunluğunun projeyi kabul etmesi.

İşçi alacakları ve nafaka gibi birinci sıradaki imtiyazlı alacaklar çoğunluk hesabında dikkate alınmaz; çünkü konkordatoda bu alacakların tam olarak ödenmesi gerekir. Rehinli alacaklılar ise kural olarak yalnızca rehinle karşılanamayan kısımları bakımından adi alacaklılarla birlikte değerlendirilir.

Tasdik: mahkeme hangi şartları arar?

Oylama sonrasında mahkeme, komiserin raporunu ve tarafların itirazlarını değerlendirerek konkordatonun tasdikine ya da reddine karar verir. Tasdik için başlıca şartlar şunlardır:

  • Teklif edilen ödemenin, borçlunun malvarlığı ve muhtemel gelirleriyle orantılı olması ve alacaklılara iflas tasfiyesinde elde edebileceklerinden daha fazlasını sağlaması,
  • Kanunda öngörülen kabul çoğunluğunun sağlanmış olması,
  • İmtiyazlı alacaklıların tam olarak ödenmesinin ve kesinleşmemiş alacaklar için gerekli güvencenin sağlanmış olması,
  • Konkordato sürecinin masraflarının karşılanmış olması.

Mahkeme, bu şartlardan biri gerçekleşmezse konkordatoyu reddeder. Tasdik ya da ret kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir.

Tasdikten sonra ne olur?

  • Tasdik edilen konkordato, kural olarak mühletten önce doğmuş bütün alacaklar bakımından, projeye oy vermeyen alacaklılar için de bağlayıcı hâle gelir.
  • Borçlu, projede taahhüt ettiği ödemeleri vadesinde yapmak zorundadır; mahkeme, projenin uygulanmasını gözetecek bir kayyım ya da denetçi görevlendirebilir.
  • Kendisine projeye uygun ödeme yapılmayan alacaklı, kendi alacağı bakımından konkordatonun feshini isteyebilir. Konkordatonun bütünüyle başarısız olması hâlinde ise iflas gündeme gelebilir.

Alacaklı iseniz nelere dikkat etmelisiniz?

  • Borçlunuz hakkında verilen mühlet kararını ve ilanları takip edin; alacağınızı ilanda belirtilen süre içinde, belgeleriyle birlikte komisere bildirin.
  • Alacağınızın rehin veya imtiyaz durumunu doğru gösterin; bu, hem oy hakkınızı hem de ödeme sıranızı etkiler.
  • Konkordato projesini, iflas hâlinde alabileceğinizle karşılaştırarak değerlendirin; oyunuzu bu değerlendirmeye göre kullanın.
  • Alacağınız borçlu tarafından tartışmalı hâle getirilirse, bu konuda kanunda öngörülen yollara zamanında başvurun.
  • Tasdikten sonra ödemeler projeye uygun yapılmazsa, fesih imkânını ve sürelerini kaçırmayın.

Borçlu iseniz nelere dikkat etmelisiniz?

  • Konkordatoyu son çare olarak beklemeyin; işletme hâlâ faaliyetini sürdürebilirken başvurmak başarı ihtimalini artırır.
  • Konkordato projesini gerçekçi nakit akışı tahminlerine dayandırın; abartılı varsayımlar, komiser ve mahkeme incelemesinde talebin reddine yol açabilir.
  • Mali kayıtlarınızı eksiksiz ve tutarlı tutun; süreç boyunca her işleminiz denetlenecektir.
  • Mühlet içinde mahkeme izni gerektiren işlemleri izinsiz yapmayın; aksi hâlde mühletin kaldırılması gündeme gelebilir.
  • Önemli alacaklılarınızla süreç başlamadan önce ve süreç boyunca açık bir iletişim kurun; kabul çoğunluğunun sağlanması büyük ölçüde buna bağlıdır.

Konkordato; hukuk, muhasebe ve finansal planlamanın iç içe geçtiği teknik bir süreçtir. Borçlu açısından doğru hazırlanmış bir başvuru işletmenin geleceğini belirlerken, alacaklı açısından süreleri ve hakları yakından takip etmek alacağın korunmasında belirleyici olur. Her iki taraf için de sürecin başından itibaren hukuki destek almak önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her olayın koşulları farklıdır, kararınızı vermeden önce bir avukata danışın.

Bu konuyu birlikte değerlendirelim.

Bize Ulaşın

Diğer yazılar

WhatsApp ile yazın